Gezi’nin yıldönümünde Abbasağa Parkı: Bir aradayız, Buradayız!


Yazdır

.

Taksim Dayanışması’nın çağrısı ile Gezi Direnişi’nin 3. yılı dolayısıyla Abbasağa Parkı’nda etkinlik düzenledi. Etkinlikte yüzlerce kişi bir araya gelirken, direniş zamanı hayatını kaybeden Gezi Şehitleri’nin aileleri de parkta yerini aldı. Parkta dayanışma stantları kuruldu. Taksim Dayanışması adına konuşan Mücella Yapıcı, “Barıştan korkanlara inat bir aradayız! Suruç’tan Sultanahmet’e, Sur’dan Bataclan’a Cizre’den Ankara’ya bir aradayız! Taksimdeyiz! Gezideyiz! Buradayız! Bir aradayız!” dedi

Gezi Direnişi’nin 3. yıl dönümünde Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla, Haziran İsyanı döneminde ilk park forumunun örgütlendiği Beşiktaş Abbasağa Parkı’nda, “Bir aradayız, buradayız” sloganıyla buluşuldu.

Aileler Abbasağa Parkı’na gelmeden önce İstanbul’da direniş zamanı hayatını kaybeden Gezi Şehitleri’ni mezar başında andı. Anmanın ardından parka gelen aileler alkışlar ve sloganlarla karşılandı.

Gezi Direnişi’nin 3’üncü yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikler, “Gezi’den Rojava’ya giden yol” adlı tek kişilik tiyatro oyununun sahnelenmesi ile başladı. Çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte, Kürt illerinde abluka ve sokağa çıkma yasaklarına rağmen direnenler selamlanırken, katliamlarda hayatını kaybedenler anıldı.

Yaklaşık bir saatlik oyun gösterimi sonrası Taksim Dayanışması’ndan Ahmet Kaya’nın moderatörlüğünde forum başladı.

‘Barış için Akademisyenler’in mücadelesi Gezi’yi hatırlattı’

Forumda ilk sözü alan barış bildirisine imza attığı için tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan Barış için Akademisyenler’den Muzaffer Kaya aldı. Kaya, attıkları imzayla farkında olmadan Gezi’yi çağırdıklarını dile getirirken, tutuklu bulundukları süre boyunca, kendileri için tutulan özgürlük nöbetlerinde ve davalarının görüldüğü gün dayanışmaya gelenlerin tekrar Gezi ruhunu hissettirdiklerini ifade etti.

Barış bildirilerinin Gezi’deki gibi tek adam diktasına karşı olduğunu söyleyen Kaya, toplumun hafızasını tazelemesi gerektiğini dile getirerek şöyle devam etti: “Türkiye faşizme doğru sürükleniyor. Gezi’de olduğu gibi çeşitli kesimlerin bir araya gelmesi ve antifaşist demokrasi cephesi kurmamız gerekir. Barış, demokrasi ve laiklik çevresinde yapacağımız bu antifaşist demokrasi cephesi ile bu faşizme sürüklenişini durdurabiliriz.”

Taksim Dayanışması’ndan ve direniş döneminde öne çıkan isimlerden Mimar Mücella Yapıcı da “Artık yirmişer yirmişer, yüzer yüzer vuruluyoruz, artık kentlerimizin parkları yıkılmıyor, kentlerimiz içinde insanlar varken vuruluyor, Sur, Cizre, Nusaybin’de. Artık kentlerimiz tamamen satılıyor, ama mücadeleye de devam edeceğiz” dedi. Gezi’deki mücadele azminin iktidarı korkuttuğunu dile getiren Yapıcı, “Evet bizi vurdu ve kırdı. Bu bize dert oldu ama 15 yaşındaki Berkin Elvan bunu yerle bir etti. Buda ona ders olsun” dedi.

‘Hukuku ve adaleti halk getirecek’

Forum da daha sonra Gezi Direnişi sırasından polis saldırasından hayatını kaybeden Gezi Şehitleri’nin aileleri yaptıkları konuşmalarda 3 yıldır adaletin sağlanamadığı ve adalet arayışının sürdürüleceği belirterek çocuklarının davaları için kamuoyu yaratılması çağrısında bulunuldu.

Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, oğlu Elvan’ın dosyasında hiçbir ilerlemenin olmadığını ifade etti. Sorumluların yargılanıp, cezalandırılmasını isteyen Elvan, “Biliyoruz ceza verilerek oğlumuz geri gelmez ama bizler başka Berkinler ölmesin istiyoruz. Berkinler şeker yiyip oyun oynayabilsin istiyoruz” şeklinde konuştu.

Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan da, “3 yıl oldu oğlum katledileli ve her şey belli olmasına rağmen dosya hala açılmadı. Bizler adalet ve özgürlük istiyoruz. Bu ülkede hukuk, adalet yok ama hukuku ve adaleti halk getirecek, ben buna inanıyorum” dedi.

‘Erdoğan ölmeden ölmeyeceğim’

Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük, bir evladını yitirdiğini ancak bin evladın yerini doldurduğunu aktardı. Sarısülük, “Bir evladımı verdim, bin evladım oldu. Hepiniz benim için birer Ethem’siniz” dedi. Erdoğan ölmeden ölmeyeceğini belirten anne Sarısülük, “Ne zaman Erdoğan öldü bende o zaman öleceğim ve oğlumun yanına gideceğim. Oğlumun kokusunu unutamıyorum. Sizler nerede olursanız bende orada olacağım” diye belirtti.

‘Adalet mücadelemiz devam ediyor’

Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik, Gezi Direnişi sonrasından mahallelerde başlayan park forumlarda Hasan Ferit’in de katıldığını, bu forumlarda emek sarf ettiğini hatırlatırken, onlarca davanın görülmesine rağmen hala katillerin ceza almadığını söyledi. Nuray Gedik, “Ama adalet mücadelemiz devam ediyor” dedi.

Ali İsmail Korkmaz’ın babası Şahap Korkmaz, “Bizlerin burada toplanmamıza kutlama diyorlar. Bizler kutlama değil anma yapıyoruz. Ne zaman ki katil sürüleri ceza aldı işte o zaman kutlama yapacağız” sözleri ile mahkeme salonlarında oyalanmalarına tepki gösterdi.

‘Gerçekler size ulaşmasın diye tutuklandılar’

DİHA Marmara Bölge şefi Çağdaş Kaplan da, tutuklu 13 DİHA muhabirini hatırlatarak, “Arkadaşlarımız sizlere bölgede yaşanan gerçekleri ulaştırmak için çalıştılar ama bu gerçekler size ulaşmasın diye tutuklandılar” dedi. Gezi direnişinde farklı kimliklerin olduğunu ve iktidarın bu kimliklerin oluşmasını istemediğini dile getiren Kaplan, şöyle devam etti: “Kürdistan’da 50 yaşında bir anne yerden parke taşlarını alıyordu ve yeter artık ‘ben evlatlarımın tank altında ezilmesini istemiyorum’ diyordu. İşte bu gerçeklik görünür olmasın diye bugün 13 DİHA muhabiri tutuklu.”

Forumun ardından etkinlik şiir ve direnişin ezgileriyle sona erdi.

Kaynak: Sendika.Org



Daha Yeni: