10 Ekim Davası Avukatları: Katliamı aydınlatacak deliller ortadan kaldırıldı


Yazdır

.

10 Ekim Ankara Katliamı’nın dosyasını takip eden avukatlar, katliam ile ilgili gelişmeler yaşanmasının ardından bir açıklama metni yayımladı. Avukatlar “Geldiğimiz noktada, delil karatma ihtimaline binaen gizli yürütülen soruşturma dosyası, bu gizlilik altında katliamı aydınlatacak delilerin ortadan kaldırıldığı bir dosya haline gelmiştir. Bu durumda olan dosyadan çıkacak iddianameden pek bir bir şey beklemediğimizi belirtmek isteriz” diyerek sürecin güvenilmez olarak ilerletildiğini belirttiler

10 Ekim Ankara Katliamı’nın dosyasını takip eden avukatlar, katliam ile ilgili gelişmeler yaşanmasının ardından bir açıklama metni yayımladı. Kısıtlılık kararıyla gizli yürütülen soruşturmayı olayda ihmali olan emniyet görevlilerinin yürüttüğünü belirten avukatlar, “Dosyada adeta yaşayan sanık kalmamıştır. En önemli sanıklarından yoksun dosyada kim yargılanacak ve bu yargılamadan nasıl bir sonuç alınacaktır?” diye sordu.

İki önemli sanık polis operasyonunda öldü
Katliamı gerçekleştiren canlı bombaları Ankara’ya getirdiği tespit edilen Halil İbrahim Durgun’un, 14 Kasım 2015 tarihinde Gaziantep’te evine yapılan operasyonda üzerine sardığı bombaları patlatarak yaşamını yitirdiği belirtilmiş, aynı tarihlerde Yunus Durmaz’ın son dakikada kaçtığı için yakalanamadığı ifade edilmişti. Katliamın planlayıcısı ve azmettiricisi Yunus Durmaz’ın evine ise 19 Mayıs 2016 tarihinde operasyon yapıldı. Operasyonda Yunus Durmaz’ın da tıpkı Durgun gibi üzerine sardığı bombayı patlatarak kendisini öldürdüğü bilgisi verildi. Katliam davasının en önemli iki sanığı olacak isimlerin benzer şekilde polis operasyonlarında ölmesi, katliam hakkında süren soruşturma konusunda şüpheleri arttırdı.

İddianame hazır değil
Kısıtlılık kararı nedeniyle mağdurlar, yakınları ve avukatlarından gizlenen soruşturmada ise iddianame hâlâ hazırlanmış değil. Avukatlar sürece ilişkin kaygılarını yazılı bir açıklamayla duyurdular. Açıklamada şunlar ifade edildi: “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından biz dosya avukatlarına, iddianamenin yazılmakta olduğu bilgisi verilmiştir. İddianamenin yazılmakta olması, savcılık nezdinde dosyanın tamamlanmış olduğu, bütün delillerin toplanmış olduğu anlamına gelmektedir. Bu nedenle hiçbir hukuki dayanağı olmayan kısıtlılık kararı derhal kaldırılmalıdır.”

‘Kamu görevlileri sanık olarak dosyada yer almalı’
Avukatlar yaptıkları açıklamada kamu görevlilerin sanık olarak dosyada yer alması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

Söz konusu yetkililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmış bir soruşturma bulunmamaktadır. Hatta Mülkiye Müfettişi tarafından hazırlanan raporda, söz konusu kamu görevlileri hakkında soruşturma açılması önerilmiş, Ankara Valiliği gerek olmadığına karar vermiş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da söz konusu Valilik kararını uygun bulmuş ve itiraz etmemiştir. Kuşkusuz katliamının tek sorumlusu Ankara Emniyet Müdürlüğü yetkilileri değildir. 10 Ekim katliamından sonra “oylarımız arttı” açıklaması yapan ve katliamdan “fayda” sağlayan siyasal iktidarın toplam sorumluluğu söz konusudur. Bu sebeplerle 10 Ekim dosyasında sorumluluğu olan bütün kamu görevlilerinin sanık sıfatıyla dosyada yer alması gerektiğini bir kez daha altını çizerek belirmek istiyoruz.

Bir diğer önemli nokta, dosyada sanık sıfatıyla yer alması gereken Ankara Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin, esasen soruşturma dosyasının, adli kolluk sıfatı ile, yürütücüsü konumunda olmasıdır. Suçu önlememek, suça giden süreçte katilleri durdurmamak konusunda ciddi sorumluluğu olan Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün; delil toplamak ve ifade almakla görevli olması, dosyanın aydınlatılmayacağına dair endişelerimizi artırmaktadır.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sevk ve idare edilmesi gereken soruşturmanın önemli pek çok aşaması, emniyetin inisiyatifinde ilerlemiştir. Suçun oluşmasında kusuru olduğu şüphesi olan kamu görevlilerinin, aynı suçun soruşturulmasında görevli olması, hem ulusal hem de uluslararası hukuk bakımından kabul edilemezdir.

‘Dosyadaki kısıtlılık kararı kaldırılmalıdır’
Avukatlar son olarak dosyadaki gizlilik kararının bir an önce kaldırılması gerektiğini belirterek şunları ekledi: Geldiğimiz noktada, delil karatma ihtimaline binaen gizli yürütülen soruşturma dosyası, bu gizlilik altında katliamı aydınlatacak delilerin ortadan kaldırıldığı bir dosya haline gelmiştir. Bu durumda olan dosyadan çıkacak iddianameden pek bir bir şey beklemediğimizi belirtmek isteriz. Henüz iddianame tamamlanmadan bir kez daha söylemek istiyoruz; dosyadaki kısıtlılık kararının bir an önce kaldırılması gerekmektedir. Kamu görevlilerinin sorumluluğunun ciddi ve tarafsız bir biçimde araştırılması ve katliamın gerçekleşmesinde kusuru olduğu şüphesi bulunan kamu görevlilerinin soruşturma dosyasına müdahale edebileceği koşulların ortadan kaldırılması sağlanmalıdır. Söz konusu kamu görevlilerinin dosyaya sanık sıfatıyla dahil edilmesi gecikmeden gerçekleşmelidir. Mağdurların, mağdur ailelerinin ve biz avukatların soruşturma ve dava aşamasındaki taleplerinin değerlendirilmesi ve soruşturmanın uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesi sağlanmalıdır”

Kaynak: Sendika.Org



Daha Yeni: