Marmara Üniversitesi diş hekimliği öğrencileri sömürüye karşı isyanda


Yazdır

.

Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri nitelikli eğitim ve yıllardır gasp edilen hakları için isyan etti. Uygulanmaya çalışılan sömürü düzeni karşısında haklarını savunan üniversiteliler, dekanın öğrencilerden malzeme parası alındığını yalanlamasına karşı belgeleri yayımladı

Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri yıllardır niteliksiz koşullarda eğitim gördükleri, çalışma şartlarının zorlukları, hastanede kullanılan malzemelerin öğrencilere aldırılması ve kadın öğrencilerin hastalar tarafından tacize uğraması sebebiyle isyan etti.

Marmara Üniversitesi Sağlık Kampüsü Başıbüyük Yerleşkesi önünde iş bırakarak eylem yapan öğrenciler, sosyal medya üzerinden de yaşadıkları sorunları anlatan ve taleplerinin yer aldığı bir bildiri yayımladı.

Üniversite yönetimini göreve çağıran üniversiteliler Twitter üzerinden de başlattıkları eylemde, “#MarmaraDişRezaleti etiketini kullanarak sorunlarını anlattı.

Dekan yalanladı, öğrenciler belgeleri yayımladı

Öte yandan Hürriyet’in haberinde, Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasemin Özkan’ın iddiaları yalanladığına yer vermesi üniversiteliler tarafından tepkiyle karşılandı. Dekanın, “Öğrencilerimizin söyledikleri gerçeği yansıtmıyor. Bu iddiaların aslı astarı yok. Sağlık Kampusu’nda her türlü imkan öğrencilerimize sunuluyor. Türkiye’nin en donanımlı diş hekimliği fakültesine sahibiz. Öğrencilerimiz hiçbir şeyi kendi ceplerinden ödemiyor. Bu, birtakım provokatif güçlerin etkisi ile yaptıkları bir kampanya. Hiçbir şekilde bizi bağlamıyor” sözlerine üniversiteliler yine Twitter üzerinden yayımladıkları belgelerle cevap verdi.

Üniversiteliler, öğrencilere almaları zorunlu kılınan mazleme listelerini ve hastanede kullanılan malzemeler için çıkarılan fiyat listelerini yayımladı.

‘Bu sömürü düzenine katlanılmaz, köle değil öğrenciyiz’

Kendilerine yapılan haksızlıkların karşısında durmaya ve haklarını savunmaya karar verdiklerini belirten üniversiteliler, dile geitrdikleri sorunların yıllardır yaşandığını ama sınıfta kalma korkusuyla dile getirilmediğini belirtti. Kurulmak istenen sömürü düzeninin katlanılmaz bir hal aldığını belirten üniversiteliler, “Köle değil, öğrenciyiz” dedi. Bildiride şu talepler yer aldı:

Biz Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği öğrencileri olarak yıllardır bize yapılan haksızlıkların karşısında durmaya ve hakkımızı savunmaya karar verdik. Yıllardır süregelen sorunlar bu sene okulumuzun Maltepe Başıbüyük’e taşınmasıyla had safhaya çıkmış ve bizi artık dayanılmaz bir noktaya sürüklemiştir. Rahatsız olduğumuz ve ilgilenilmesini istediğimiz konular aşağıda maddeler halinde bulunmaktadır:

  1. Fiziki olarak hiçbir şekilde yeterli olmayan bir bölgeye taşınılmış ve hem bizim eğitim hakkımız hem de hastaların sağlık hizmeti alma hakkı ellerinden alınmıştır. Herhangi bir devlet kurumunun öngörülebilir ve çözülmesi çokta zor olmayan problemlerden dolayı 2.5 – 3 ay boyunca hizmet vermemesi kabul edilemez.
  2. Üstüne üstlük stajını tamamlayamayan ve mağdur olan öğrenciler iken, hiçbir şekilde mağduriyetimiz giderilmemiş ve günden güne artarak devam etmiştir. Okulun çalışmadığı bu süre içerisinde normalde hastanenin sirkülasyonunu sağlaması gereken biz 5. sınıflar aletlerin eksikliği sebebiyle zorunlu tatile çıkarıldık. Bizden kaynaklanmayan bu teknik aksaklık sebebiyle staj puanlarının düşürülmesini beklerken mezuniyetimizi beklediğimiz bu tarihlerde puanların iki katına çıkarılmasının ve yaz dönemi boyunca hasta bakma mecburiyetimizin olduğu haberini aldık.
  3. Dişte uzmanlık sınavına (DUS) girmek için birçoğumuz dershanelere yazıldı, yüklü miktarda ücretler ödendi. Ancak bu süreçte ne verimli ders çalışabildik ne de yüksek ücretler ödediğimiz dershane kurslarına gidebildik. Üstüne üstlük daha sınav başvuru tarihinde mezun olup olmayacağımız belli olmadığı için bir senedir hazırlandığımız bu sınava giriş hakkımız elimden alınmış durumda.
  4. Hastaları aletlerini yıkamak için kullanılan sünger, sabun, deterjan, peçete, mikrozit ve her hasta kaldırdığımızda değiştirmek zorunda olduğumuz alüminyum folyo dahil her şey öğrenciler tarafından karşılanmaktadır.
  5. Olanakların eskisinden daha iyi olmadığı aksine yeni açılmış olması sebebiyle düzene oturtulamadığı okulumuzda gitgide arttırılan ve mantık çerçevesini zorlayan staj puanları
  6. Yeni yapılan bir bina olmasına rağmen yemekhane ve mescidimizin olduğu alt katların sık sık su ve lağım baskınına maruz kalması, kötü temizlik şartları, duvarlarda oluşan çatlaklar
  7. 20-25 yaşında insanların sadece bir öğrenci olmadığının, aynı zamanda birer yetişkin birey olduğunun sürekli olarak göz ardı edilmesi
  8. Güvenlik şartlarının çok zayıf olması, yüzüne ispirto ocağı patlayan bir öğrenciye müdahale edilebilecek bir ecza dolabının bile bulunmaması
  9. Senenin büyük bir bölümünde kullanılamayan merdivenler, asansörler, yemekhane ve kantin sebebiyle özellikle yaşlı, şeker hastası ve anestezi öncesi karnını doyurması gereken hastaların yiyecek bir şey bulamaması ve biz öğrencilerin sabah 08.00-17.00 arasında su alabilecek bir yerimiz olmadan çalıştırılması
  10. Eğitim ve Araştırma Hastanesi diye adlandırılan bir okulda, bölümlerin kalifiye bir eğitim vermek yerine, sadece hasta sirkülasyonunu ve okula girecek döner sermaye parasını düşünmesi
  11. Sene içinde gündeme gelmeyen hatta birçok hoca tarafından önemsiz gibi gösterilen yoklamaların, sene sonunda sırf öğrencileri daha fazla okulda tutmak için öne sürülmesi ve öğrencilerin sınıfta kalmayla tehdit edilmesi. Bu durumun yönetmelikte açıkça belirtildiği gibi 1 hafta önceden duyurusunun yapılmaması.
  12. Bazı stajlarda öğrencilerin kliniğe dahi girememesi, staj süresi boyunca öğrenim görmesi gereken öğrencilerin, hasta dosyalarını alfabetik sıraya koyarak düzenleyip kutulamak zorunda bırakılması, etrafı düzenlemesi , alçı odalarını temizlemesi
  13. Öğrencilerin kendi telefonlarından hasta aramak zorunda bırakılmaları sebebiyle özellikle kadın öğrencilerin sürekli olarak hastalarla muhatap olması sonucu uğradıkları tacizlerin engellenmemesi
  14. Yukarıda anlattığımız durumlar belki de yıllardır var olan ve sınıfta kalma korkusuyla dile getirilemeyen şeylerdi. Yıllardır var olan problemlerimiz şekil değiştirerek bugüne kadar geldi ve kurulmak istenen sömürü düzeni herkes için dayanılmaz bir hal aldı.


Köle değil öğrenci muamelesi görmek isteyen bizler de artık susamazdık. Tüm bu aksaklıkların sorumlusunun hala öğrencilermiş gibi görülmesi ve hiçbir olumlu adım atılmaması mezuniyet arifesindeki bizleri adeta mesleklerimizden soğutmuş, psikolojilerimizi bozmuştur. Emekleri karşılığı birçok zorluğu aşıp buraya gelen öğrenciler olarak ‘Devlet Üniversitesi’ olarak adlandırılan buranın gerçekten bir eğitim kurumu olarak kalmasını ve daha iyi koşullar altında eğitim vermesini beklemekteyiz.

HekiMedya.org



Daha Yeni:



Daha Eski: