Bu Bir Katliamdır !


Yazdır

.



Soma Holding’e ait bir madende, yüzlerce madenciyi kaybettiğimiz gecenin ardından ne söyleyebiliriz ki ?
Bu utanç verici geceyi tarihe nasıl not düşebiliriz ?
Ölenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı ritüeline sığınarak, bir kaç alt düzey yöneticiye soruşturma açarak bu vahşeti nasıl gizleyebiliriz ?
Soma’da ki şirket yetkilileri ton başına maliyetleri bu kadar azaltabilecek  işletme hünerlerini bizimle paylaşabilirler mi ?
Madenlerdeki ruhsat başvurusunu 24 saatte tamamlamayı kendisine misyon edinen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Çalışma Bakanlığını, iş kazalarını izleme bakanlığına dönüştüren Faruk Çelik bu utanç verici tabloya yönelik neler söyleyecekler ?
Türkiye’de iş kazaları hakkında söylenmedik şey kalmadı artık.
İş kazaları bir yönetim meselesidir.
Yönetim hatasının sonucudur.
Yönetim terörünün son ürünüdür.
Bu katliamı “iş kazası” terminolojisinin içine sokarak tartışmaya çalışmak sahtekarlıktır, şarlatanlıktır.
Kimse bu trajediyi, tevekkül içinde kadere bağlamasın ya da ahlaksızca yasal tanımlara sıkışan beklenilmeyen olay sınırları içine çekmesin.
“Bütün kazalar öngörülebilir.
Öngörülen her kaza önlenebilir.
Bunun gercekleşmesi yönetim sisteminin kurulması, mühendislik ve idari  önlemlerin alınması ile mümkündür.
Önlenememe durumlarına yönelik zarar azaltıcı önlemler alınır.
Olay sonrasına yönelik acil durum planlaması, kriz yönetimi sistemi kurulur.
Kriz yönetimi halkla iliskileri de iceren genis kapsamlı bir yönetim fonksiyonu olarak tasarlanır.
Bunun uzerine etkin bir denetim sistemi kurulur ve belli periyodlarda bu sistem gözden geçirilir.
Her aşamada egitim, tatbikat vb. destekleyici etkinliklerle sistem canlı tutulur.”
Tüm bu faaliyetlerin net adresi yönetimlerdir.
Devlet ve işveren bu yönetim faaliyetinin tam da merkezinde, “göbeğinde” yer alır.
Yani büyük bir organizasyondan bahsediyoruz.
Bu büyük organizasyonu bunca acı deneyime rağmen ıskalayan,değersizleştiren bu güçlü tarihsel ittifak organize bir katliamın tarafları olmuştur.
Sendikaların acz içinde olması, hükümetin yan kuruluşu haline gelmesi ise bu cinayetlerin kolaylaştırıcı faktörüdür.
Bundan yıllar önce,  yine bir iş cinayeti üzerine Mine Kırıkkanat’a gönderdiğim not tablonun özetidir aslında.
“Muhtemeldir ki sorumlular ölen işçi ailelerini ziyaret edecek ve taziyelerini bildirecek. Tıpkı tersanede ölen işçi ailelerini ziyaret ettikleri gibi. Sonra AKP il ve ilçe teşkilatları yardımlarda bulunacak. Ama Çalışma Bakanı da çıkıp, istihdamın önündeki engelleri hafifletmek için iş sağlığı, iş güvenliği konusunda işverenlerin üzerindeki yükü hafifleteceğiz, diyecek. Hatta tam kaldırsınlar böyle yükü! Önleme, standarda, iş güvenliğine, bilgiye, görgüye, bilime, vicdana ne gerek var? Olur böyle şeyler yüzde 99’u Müslüman ülkelerde, ölen ölür, kalan sağ Müslümanlar nasılsa bizimdir !” ( 5 Şubat 2008 – Vatan Gazetesi )
Bu madenle ilgili olarak her kim idari tasarruf kullanmışsa en tepeden başlamak üzere derhal istifa etmelidir.
Ederler mi ?

Elbette hayır.

Çünkü istifa, onurlu olmayı ve onurlu kalmayı dert edinenlerin meselesidir.

Dr. Özcan BARİPOĞLU



Daha Yeni:



Daha Eski: